
“Ben sanata yatkındım. Saint Joseph’te okurken mutlu değildim. Sanat okumak, sanatçıların ortamlarında olmak istiyordum. Fransa’ya okumaya gittim. İlk başlarda çok zorlandım. Okuldaki tek yabancı öğrenci bendim. Daha sonra Fransa’nın en iyi sanat okullarından birine kabul edildim. Zor bir süreçti. Ancak hayallerimin peşinden koşmaya kararlıydım. Bu nedenle Hollanda’ya ikinci master için gittim. Wikileaks’le çalışan bir sanat ikilisinin işlerini takip ediyordum. Onlara yazıp, ısrarla mentorum olmalarını istedim. Hollanda’ya gittim ve onlarla çalışmaya başladım. 9 yıldır ortağım olan Viola ile orada tanıştım. Hollanda’daki sanat çevresinden çok şey öğrendim.
New York’taki New Museum gibi, Hollanda’daki Stedelijik ve Cobra Müzeleri’nde tasarımlarımız yer aldı. Farklı yerlerde işler yapıyorken Ikea’nın Kreatif direktörü olan Henrik Most Nielsen’den bir mail aldık.”Bizim için tasarım yapar mısınız?” diyorlardı mailde. Çok heyecanlı bir süreçti. Ikea gibi bir ismin yanımızda olması bizim benliğimizi değiştirmiyor. Biz tasarım yaparken benliğimizi yansıtıyoruz. Ancak bu bize çok özgüven verdi. Ötekileştirmeye karşı duruş bizim için çok önemli. Ikea da bizden bunu istedi. Ötekini kabul etmek üzerine çılgın bir şeyler istediler. Daha sonra Nike, Adidas ve Bloomberg’le de işbirliği yaptık. Ayrıca “Red Bull Music Festival” için önemli isimlerden oluşan bir ekip ile sahnede live mapping uygulayarak ile görsel anlamda derinlik sağlayan bir projeye imza attık. Son Dice Kayek defilesinde kullanılan bazı desenler bize ait. MTV için ise; mitoloji, uzay, ötekileştirmemek adına fanteziler ve çevre bilinciyle donatılmış bir video hazırladık. Şimdi de Mehry Mu İlkbahar/Yaz 2019 sezonu için özel olarak “World is Your Oyster” deseni tasarladık. Bu tasarımda antik kıyı manzaraları fonunda farklı köklerden denizkızları resmettik.
Bize İlk işimizi bir haham verdi. Aslında Viola ile ikimiz de farklı dinlerdeniz. İkimiz de Musevi değiliz. Haham Sinagog’ta kadınlara önem vermek için bir vitray tasarımı istedi. Biz 4 hikâyeyi orada görselleştirdik.
Dinlere ve dinlerin oluşumuna çok ilgi duyuyorum. İyi niyetle bu dünyada çözülemeyecek bir sorun yok. Oysa ki bir çok ülke birbiriyle savaş halinde. Bu noktada Hatay beni çok etkiledi. Dünya, barış, kardeşlik kenti Hatay'ı örnek almalı. İnsanlar burada huzur içinde yaşıyorlar. Hatay Arkeoloji Müzesi'nde bu olgunun çok eskilere dayandığını hissettim. Başta Suppililuima olmak üzere sergilenen eserlere hayran oldum. Hatay'a duyduğum minnet duygularıyla gidiyor olsam da yine geleceğim."